Dr. Abuzer Dişkaya: Yapay zekâya giden yol Cogito’dan geçiyor | Yıldız Teknik Ծٱsi

Ƶ

Ana içeriğe atla
Mod

Dr. Abuzer Dişkaya: Yapay zekâya giden yol Cogito’dan geçiyor

HABERLER

Dr. Abuzer Dişkaya: Yapay zekâya giden yol Cogito’dan geçiyor

17 Haziran 2026 Çarşamba 13:09 YT İletişim Koordinatörlğ
Link kopyalandı!
Dr. Abuzer Dişkaya: Yapay zekâya giden yol Cogito’dan geçiyor

YT Fikir Meclisi’nde konuşan Dr. Abuzer Dişkaya, İbn Sînâ’dan Dekart’a uzanan epistemolojik dönşm ele aldı. Dişkaya, modern dnyanın temelini oluşturan Cogitoanlayışının felsefenin yanı sıra bilim, teknoloji ve yapay zekâ çağını da şekillendirdiğini söyledi. Doğaya egemen olma fikrinin ve yapay zekâya kadar uzanan modern teknolojik zihniyetin, Cogito eksenli epistemolojik kırılmanın bir sonucu olduğunu ifade etti.

Ծٱlerin fikir, strateji ve politika retilen bilim merkezleri olması hedefiyle başlatılan YT Fikir Meclisi, akademik beyin fırtınalarına ev sahipliği yapmayı srdryor. Yıldız Teknik Ծٱsi tarafından, alanında uzman isimlerin katılımıyla dzenlenen dşnce ve felsefe söyleşisi dizisinin yeni durağı, 12 Haziran 2026 tarihinde Davutpaşa Kamps Otağ-ı Hmâyun oldu.

Tarihi atmosferde gerçekleştirilen etkinliğin konuğu, İstanbul Sabahattin Zaim Ծٱsi İslami İlimler Fakltesi Felsefe ve Din Bilimleri Bölm retim yesi Dr. Abuzer Dişkaya oldu. Akademisyenlerin, öğrencilerin ve fikir dnyasına ilgi duyan davetlilerin katıldığı programda, dşnce tarihinin temel meseleleri gncel tartışmalar eşliğinde değerlendirildi.

Yapay zekâ çağında insan kalabilmek

Programın açılışında konuşan YT Eğitim retim ö Yardımcısı Prof. Dr. Vatan Karakaya, teknolojik ilerlemelerin ivme kazandığı gnmzde bu tr meclislerin taşıdığı öneme dikkat çekti.Gelişen yapay zekâ sistemleri karşısında insanın özn koruması gerektiğini vurgulayan Karakaya, “Yeterince makine yaptık. Artık makinelere karşı kendimizi savunmak ve insan kalmak zorundayız” ifadelerini kullandı. Karakaya, YT Fikir Meclisi’nin, çağın geçici yönelimlerine kapılmadan hakikat zerine dşnmek için gçl bir zemin sunduğunu belirtti.

“Denizdeki balık gibi içinde yaşadığımız dnyanın farkına varamıyoruz”

“İbn Sînâcı Doğal Tmelden Dekartçı Cogitoya Bilginin Konusu: Keşiften İnşaya Nasıl ve Neden Geçildi?” başlıklı konuşmasında Dr. Abuzer Dişkaya, insanın içine doğduğu toplum ve kltrn rettiği inançları çoğu zaman sorgulamadan doğru kabul ettiğine değindi.

İnsanların neyin doğru, neyin yanlış, neyin gzel ve neyin çirkin olduğuna ilişkin kanaatlerini çoğu zaman sorgulama ihtiyacı duymadığını ifade eden Dişkaya, “O kadar işin içerisine gömlmş durumdayız ki denizdeki balık gibiyiz; suyun içerisindeyiz ama suyun içerisinde olduğumuzun farkına varamıyoruz” dedi. 

Felsefenin, insanın doğru kabul ettiği şeyleri sorgulamaya başladığı noktada ortaya çıktığını belirten Dişkaya, kişinin kendi dşncelerini temellendirebilmesi için farklı dşnen insanlarla karşılaşmasının zorunlu olduğunu söyledi.

“Ötekiyle karşılaşmadan felsefe olmaz” diyen Dişkaya, Sokrates'in diyalog yöntemini hatırlatarak hakikatin farklı dşncelerin karşılaşmasıyla açığa çıktığını ifade etti. İnsanın kendi kanaatlerini sorgulamasının son derece zor olduğunu belirten Dişkaya, Sokrates'in ulaştığı “bildiğim tek şey hiçbir şey bilmediğimdir” noktasının felsefî sorgulamanın en önemli aşamalarından biri olduğunu vurguladı.

“Klasik dşnce ile modern dşnce arasında felsefî zeminin kurulmalı”

Fârâbî ve İbn Sînâ gibi dşnrlerin Yunan dşncesiyle hesaplaşarak özgn bir dşnce sistemi geliştirdiklerini belirten Dişkaya, gnmzde de modern dşnceyle benzer nitelikte bir felsefî diyalog kurulmasına ihtiyaç bulunduğunu söyledi.

Son iki yzyıldır İslam dnyasının karşı karşıya bulunduğu teorik ve pratik sorunların anlaşılabilmesi için klasik dşnce ile modern dşnce arasında gerçek anlamda bir felsefî zeminin kurulması gerektiğini vurgulayan Dişkaya, yeni dşnce retiminin ancak böyle bir karşılaşma ve hesaplaşma sreciyle mmkn olabileceğini ifade etti.

“Dekart’ı anlamanın yolu İbn Sînâ’dan geçer”

Konuşmasının merkezine İbn Sînâ ile René Descartes arasındaki dşnsel dönşm yerleştiren Dişkaya, klasik dşncenin en gçl temsilcilerinden birinin İbn Sînâ, modern dşncenin kurucu isminin ise Dekart olduğunu belirtti.

 “Modern dşnceyi anlamanın yolu Dekart’ı, Dekart’ı anlamanın yolu ise İbn Sînâ’yı anlamaktan geçer. Başka trl tarihsel srecin Dekart’ı ortaya çıkarabilmesini kavramamız gerçekten mmkn değildir” diyen Dişkaya, iki dşnr arasındaki ilişkinin yalnızca tarihsel bir karşılaştırma olmadığını, aynı zamanda insanın bilgi ve hakikat anlayışındaki kökl dönşm anlamanın anahtarı olduğunu ifade etti.

Bilginin imkânı sorunu: Vahdet ve kesret meselesi

Bilgi probleminin felsefenin en temel meselelerinden biri olduğunu belirten Dişkaya, insanın varlık âlemiyle bilgi aracılığıyla ilişki kurduğunu söyledi. Sofistlerin bilginin imkânını reddettiğini hatırlatan Dişkaya, filozofların ise tarih boyunca bu meydan okumaya cevap vermeye çalıştıklarını ifade etti.

Parmenides ve Herakleitos'un ortaya koyduğu iki farklı yaklaşımın bilgi problemini derinleştirdiğini belirten Dişkaya, birinin birlik ve değişmezliği, diğerinin ise hareket ve değişimi esas aldığını anlattı.

Herhangi bir konuda hkm verebilmek için varlığın hem birlik hem de çokluk boyutuna sahip olması gerektiğini söyleyen Dişkaya, insanlık örneği zerinden vahdet ve kesret ilişkisinin felsefe tarihinin en temel meselelerinden biri olduğunu vurguladı.

 Keşiften inşaya giden yol

Dr. Dişkaya, İbn Sînâcı gelenekte bilginin temel olarak hakikatin keşfi anlamına geldiğini belirtti. Bu anlayışta insan zihni dış dnyadaki mahiyetleri ve hakikati kavramaya yönelirken, modern dönemde bu ilişkinin önemli ölçde değiştiğini ifade etti.

Dekart'ın yöntemsel şphe yoluyla btn bilgileri sorgulamaya başladığını anlatan Dişkaya, bu sreçte duyuların, geleneklerin ve dış dnyanın sorgulandığını; geriye yalnızca dşnen öznenin kaldığını söyledi.

“Şphe testinden yalnızca cogito sağlam çıkıyor” diyen Dişkaya, Dekart'ın “Cogito ergo sum-Dşnyorum öyleyse varım” önermesiyle kesinlik noktasını dış dnyadan özneye taşıdığını ifade etti.

Bu noktadan sonra modern dşncenin temel probleminin, yalnızca dşnen özneden hareketle dış dnyanın, Tanrı'nın ve diğer varlıkların nasıl yeniden temellendirileceği sorusu olduğunu belirten Dişkaya, klasik dşncedeki keşif merkezli bilgi anlayışının yerini giderek öznenin inşa ettiği bilgi anlayışına bıraktığını söyledi.

Yapay zekâya uzanan epistemolojik dönşm

Konuşmasının son bölmnde modern bilim ve teknolojinin ortaya çıkışını da bu dönşm zerinden değerlendiren Dişkaya, Francis Bacon'la birlikte bilgi ile gç arasında doğrudan bir ilişki kurulduğunu belirtti.

Doğayı bilmenin artık yalnızca onu anlamak anlamına gelmediğini ifade eden Dişkaya, modern dönemde bilginin aynı zamanda doğaya egemen olmanın aracı haline geldiğini söyledi. “Doğaya egemen olma fikri cogito’dan geliyor” değerlendirmesinde bulunan Dişkaya, teknolojinin, doğanın kendi başına retmediği sonuçları ortaya çıkarma çabası olduğunu belirtti.

Gnmzde yapay zekâya kadar uzanan teknolojik gelişmelerin arkasında da bu epistemolojik dönşmn bulunduğunu ifade eden Dişkaya, İbn Sînâcı doğal tmelden Dekartçı cogitoya uzanan srecin, insanın bilgiyle, hakikatle ve varlıkla kurduğu ilişkinin keşiften inşaya doğru geçirdiği byk dönşmn hikâyesi olduğunu vurguladı.

Program, soru-cevap bölmnn ardından YT Eğitim retim ö Yardımcısı Prof. Dr. Vatan Karakaya tarafından Dr. Abuzer Dişkaya’ya gnn anısına hediye takdim edilmesi ve hatıra fotoğrafı çekimiyle sona erdi.